Duyunca Hayatınızı Sorgulayacağınız Edo Japonya’sının İnsanlık Dışı Gelenekleri Sizi Dumur Edecek!

Japonya’nın edo döneminde hayat çok garipti. Bugünün şartları ile düşündüğümüzde imkansız gelen birçok şey Eski Japonya’da mümkündü. Peki, neydi bunlar?

1. Edo döneminde söz konusu evlilik olduğunda samuraylar kendi eşlerini seçemiyorlardı.

Çünkü aileleri evliliği birliklerini ve toplumdaki konumlarını güçlendirmek için bir araç olarak görüyordu. Başka ülkelerdeki görücü usulü evliliklere benzediğini düşünebilirsiniz fakat olay sadece bununla kalmıyor.

Evlenmek için aynı zamanda yetkili makamlardan izin almanız gerekiyordu.

Öyle ki bazen yetkililer, arasında anlaşmazlık olan ailelerin çocuklarını barış sağlanması için evlendiriyordu.

2. Edo döneminde genelevler kasaba ve şehirlerin dışındaki belirli kale benzeri yapılardı.

Normal kadınların buralara girmesine izin yoktu. Erkeklerler için ise uyulması gereken katı kurallar vardı.

Ayrıca bu kalelerin etrafı genellikle su ile kaplıydı. Bunun sebebi çalışan kadınları korumak için değil kaçmalarını engellemek içindi!

Çoğu zaman zorla satılan ‘küçük yaştaki kızlar’ insanlık dışı şartlar altında buralarda çalışıyordu. Kaçmaya çalışanlar ise anında öldürülüyordu.

3. Japon seks işçileri, müşterilerine bağlılığını göstermek için parmaklarını hediye ederlerdi!

Her ne kadar inanması güç olsa da bu doğru. Çoğu kişi parmağını kesiyor ya da dışarıdan başka birisinin parmağını bularak müşterilerine hediye ediyordu. Bu eski Japonya’da büyük bir onur olarak kabul ediliyordu.

4. Seks işçileri ve sevgilileri arasındaki aşkı konu alan Shinju adında bir tiyatro türü bulunuyordu. Bu tiyatro türü popülerleşmeye başladıkça sorunlar da beraberinde geldi.

Genellikle gerçekleşmeyen aşk hikayelerini konu alan Shinju oyunları özellikle bir seks işçisi ve sevgilisi arasındaki aşkı anlatırdı. Sonuç olarak benzer durumlar yaşayan insanlar arasında intihar artmaya başlamıştı ve Shinju oyunları yasaklandı.

5. Büyük şehirlerdeki genelevlerin en düzenli gelen müşterileri tüccarlar ve samuraylardı.

Çünkü eski Japonya’da bu tarz yerleri ziyaret edebilecek kadar parası olan tek grup tüccarlar ve samuraylardı.

6. Burakumin insanları arasında bulunan Eta sınıfına ait kişiler toplumca “dokunulmayanlar” olarak kabul ediliyordu.

Eta, Japonca ‘pislik yığını’ anlamına geliyordu ve bu sınıfa ait insanlar en iğrenç işler olarak kabul edilen pozisyonlarda çalıştırılıyordu. Ayrıca suçlu olarak görülürseler samuraylar tarafından anında öldürülürlerdi.

7. Sınıf sistemi Japonya’da 1871 yılında kaldırılsa da bugün bile Eta sınıfından insanların kimliğini sakladığı biliniyor!

Her ne kadar günümüz Japonya’sında sınıf sistemi bulunmasa da toplumsal baskı ve ayrımcılık yüzünden günümüzde Eta sınıfına ait insanlar hala kimliklerini saklamak zorundalar.

8. 200 yıl boyunca Japonya’ya gelmek veya Japonya’dan ayrılmak yasaktı! Bunun sebebi Shogun’un Hristiyan etkisinden uzak kalmak istemesiydi.

Ülkeden ayrılmayı deneyenler veya ülkeye geri dönenler yakalanırsa anında öldürülüyordu. Ayrıca Japonya’nın kıyısına gelen gemiler fark edildiğinde hiç bir soru sormaksızın saldırı açmak serbestti.

9. Japonya’da yüzyıllar boyunca Hristiyanlar hayvanmışcasına avlanmıştı! Eğer birisinin Hristiyan olduğu fark edilirse anında ölüm cezası verilirdi. Ayrıca kim tarafından Hristiyan yapıldıklarını öğrenmek için eziyet de edildiği oluyordu.

Bunun bir sonucu olarak Japonya’da yüzyıllarca gizli Hristiyan toplulukları oluştu.

Sizce en ilginç madde hangisiydi? Yorumlarda yazmayı unutmayın.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*