Sanatçıların ve Sanatseverlerin Uğrak Noktaları Olan Müzelerin Türlerini Biliyor musunuz?

Geçmişten günümüze tarihe, sanata ve bilime dair eserleri toplayan koruyan ve sergileyen yapılara “müze” deriz. İnsanın ruhuna dokunan, ilgisini çeken ve merak ettiren pek çok eseri müzelerde bulabiliriz. Bu yazımızda bağlı olduğu idare birimlerine göre müze türlerine değineceğiz.

Çok çeşitli olduğu için sınıflandırma yapmak zorunluluğu doğan müzeler için en önemli ölçüt, sahip oldukları koleksiyonlara göre yapılan sınıflandırmalardır.

Bunun yanında müzeler; yöntemlerine, hizmet ettikleri bölgelere, sergileme yöntemlerine, işlevlerine ve müzelerde bilginin kullanımına göre çok geniş yelpazede sınıflandırılabilir.

1. Devlet Müzeleri

İdaresi devlet tarafından yapılan müzelerdir. Ülkemizde devlet müzelerinin çoğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bulunan Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün yönetimindedir. Yurt içinde korunan ve diğer ülkelerdeki Türkiye ile ilgili olan eserleri takas, bağış ve satın alma yöntemleriyle toplamak, korunmak ve halkın yararına sunmak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmaktadır.

1980 yılında halk ile buluşan Devlet Resim ve Heykel Müzesi, örnek olarak verilebilir.

2. Yerel Yönetim Müzeleri

Bu kategoride yer alan “belediye müzeleri” devlet tarafından denetlenir ve desteklenir. 

Örnek olarak İstanbul Belediyesi’ne ait olan Atatürk Müzesi gösterilebilir.

Yerel yönetime bağlı diğer müze çeşidimiz ise kent müzeleridir. Şehir ve şehirdeki insanlara ait eşyalar, kültürel faaliyetler, kentin tarihi, çevresi, ekonomisi gibi pek çok alanda o kenti incelemeyi ve anlamamızı sağlar.

Dünya’da kent müzelerinin en başarılı örneği Londra Müzesi’dir. Türkiye’de bu müzelere Bursa Kent Müzesi örnek olarak gösterilebilir.

3. Üniversite Müzeleri

İlk örnekleri 17. ve 18. Yüzyıllarda kurulmaya başlanan üniversite müzeleri eğitim, inceleme ve araştırma için kurulmuşlardır. İlk üniversite müzesi kesin olmamakla beraber Oxford Üniversitesi’ne aite Ashmolean Müzesi olduğu kabul edilmektedir. Üniversite müzeleri, üniversite içindeki eğitime fayda ve malzeme sağlamak, bu imkanlarla eğitimi güçlendirmeyi amaçlar. 

Dünyadaki başlıca üniversite müzeleri; Kanada’da bulunan Alberta Üniversitesi Zooloji Müzesi, Mısır’da İskenderiye Üniversitesi Adli Tıp Müzesi örnek olarak gösterilebilir. Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi ise ülkemizdeki üniversite müzelerine örnek olarak verilebilir.

4. Askeri Müzeler

Askeri müzeler geçmişte yapılan önemli savaşlara, zaferlere, savaşta kullanılan teknolojilere, mühimmat ve silahlara ev sahipliği yapmaktadır. Askeri müzelerde toplumun ortak milli tarih bilinci güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Ülkemizdeki örnekleri; Ankara Haritacılık Müzesi, Çanakkale Boğaz Komutanlığı Müzesi ve ülkemizdeki ilk deniz müzesi ve ilk askeri müze olan İstanbul Deniz Müzesi’dir.

5. Özel Müzeler

Koleksiyonculuk faaliyetlerinin artması ile ortaya çıkan özel müzeler, özel kişiler tarafından yönetilmektedir. Özel olsalar bile devlet tarafından denetlenip desteklenebilirler. İngiltere’de 1100’ün üzerinde bağımsız müze bulunmaktadır. Ülkemizde ise; şahıslara, kurumlara ait 90’ın üzerinde bağımsız müze bulunmaktadır.

Ülkemizde müze olan ilk kişi koleksiyonu Sadberk Hanım Müzesi, 1980 yılında İstanbul’da açılmıştır.

Sakıp Sabancı, İstanbul Modern ve İstanbul Pera Müzesi bu müzelere örnektir.

6. Vakıf Müzeleri

Yönetimi vakıflara ait olan müzelerdir. Kültür varlıklarını korumayı amaçlar.

Ülkemizde bu müzelerdeki eski eserlerin korunması ve sergilenmesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Ankara, İstanbul, Bursa gibi çeşitli illerde vakıf müzeleri bulunmaktadır.

Ankara Vakıf Eserleri Müzesi buna örnek olarak gösterilebilir.

7. Açık Hava Müzesi

Çoğunlukla eserleri açık havada sergileyen müzelerdir. Bu müzeler, kaybolmakta olan kültürel ve maddi değerlerin sürdürülmesine, uluslararası kültürel değerlerdeki farklılıkların karşılaştırılması ve farklı kültürleri tanımanın benimsenmesi için bir fırsat sunmaktadır.

Dünyanın ilk açık hava müzesi, 1881 yılında kurulan Norveç, Oslo yakınlarında bulunan Kral II. Oscar’ın koleksiyonudur.

Türkiye’deki bazı kentsel sit alanları, taşıdıkları yapısal özelliklerden dolayı açık hava müzesi özelliği taşımaktadırlar. Ürgüp, Safranbolu ve Mardin bunlara örnek gösterilebilir.

Korunan açık arkeolojik alanlar da açık hava müzesi olarak kabul görmektedir.

Roma’daki Pompei kenti ve forumlar, Atina’daki Agora kalıntıları, Türkiye’de ise Çanakkale’de Truva ve Çorum’daki Alacahöyük bu kategoriye girer.

8. Anıt Müzeler

Yapıldığı çevrede mimarisi, boyutu ve tarihiyle nadir olan ve şehrin sembolü olmuş bazı yapılar müze olarak değerlendirilebilir. Örneğin; Mısır’da bulunan tek bir yapıdan oluşmayan Mısır Piramitleri, Paris şehrini sembolü haline gelen Eyfel Kulesi. Ülkemizde ise en önemli ve en güzel örneklerinden olan Anıtkabir, Ankara’nın her tarafından görünecek bir noktaya inşa edilmiştir.

9. Müze Evler

Tarihi, mimarisi ve barındırdığı değerler nedeniyle korunması gereken evler, müze ev olarak değerlendirilir. Bunlara Atatürk’ün ve Shakespeare’in doğduğu ev örnek olarak gösterilebilir.

10. Halk Müzeleri

19. yüzyılda gelişen ve genellikle bağımsız bu müzelerin bazıları, etnografya müzeleri ile birleşti. Bundan dolayı oldukları ülkenin milli ve bölge müzelerinde bulunurlar. Bir binanın içinde bulunabileceği gibi ev, kasaba ya da çiftlik de olabilirler.

Skansen Halk Müzesi örnek olarak gösterilebilir.

11. Ekomüze

Ekomüzeler kürselleşmeyle beraber ortaya çıkmışlardır. Yerel ekonomik gelişme, aitlik duygusu güçlendirme ve yerel kimliğin korunmasını amaçlamışlardır. Ekomüzeler, çevre eğitiminin ilkesi olan yerli tarihi, dini ve ekolojik çeşitliliği yeniden keşfetmek, saygı duymak ve bunlardan yararlanmak için çok uygun yerlerdir. Örneğin; Kanada’da Doğu Alberta’da yer alan Kalyna Country Ekomüzesi. 

12. Uzmanlık Müzeleri

Ele aldıkları konuyu bilim dalları açısından inceleyen müzelerdir. Şarap Müzesi, Spor Müzesi, Pul Müzesi, Kukla Müzesi bunlara örnek olabilir. Türkiye’de bu müzelerin gelişmesi son yıllarda artış göstermiştir. Türkiye’de ilk kez 1992 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi tarafından açılan Oyuncak Müzesi ve bunun ardından İstanbul’da Sunay Akın tarafından 2005 yılında açılan Oyuncak Müzesi örnek olarak verilebilir.

Ülkemizin ilk özel spor müzesi ise Beşiktaş Jimnastik Kulübü Müzesi’dir.

13. Sanal Müzeler

Hızla gelişen internet ve kullanımının artmasıyla sanal müzeler ortaya çıkmıştır. Görüntü aktarma teknolojilerinin desteğiyle gerçek müzenin, sanal ortama aktarılmış halidir. Bir müzenin sanal müze olarak nitelendirilebilmesi için, müzede bulunan bütün eserlerin internet ortamında sergilenmesi gerekmektedir.

14. Çocuk Müzesi

Eğitim amacıyla belirli günlerde açık olan çocuk müzeleri, dört temel fark ile geleneksel müzelerden ayrıştırılır.

Birinci fark; her galerinin anlatacak bir fikri, her serginin anlatacak bir hikayesi ve her gösterinin bir amacı vardır. Eğitim her nesneyi, olayı ve aktiviteyi açıklar.

İkinci fark; çocukların ilgisini uyandırmak için parlak, canlı renkler ve güçlü ışık efektleri kullanılır.

Üçüncü fark; Sergiler daha iyi bir görsellik amaçlandığı için daha dikkatli bir şekilde oluşturulur.

Dördüncü fark; bu müzelerde çocuk en önemli öğrenme kaynağı ile ilişki kurar. 1925 yılında ABD’de açılan Indianapolis Çocuk Müzesi ve çocuklara bilimi ilgi çekici şekilde aktarmayı amaçlayan Houston Çocuk Müzesi örnek olarak gösterilebilir.

15. Arkeoloji Müzeleri

Arkeoloji, bildiğimiz anlamda, insanlığın kültürel tarihini, kültürlerin değişimlerini ve karşılıklı ilişkilerini ve kazı gibi yöntemlerle keşfedilen eserleri inceler. Kültürel, sanatsal ve tarihi yönleri inceleyen bir bilimdir. 

Arkeolojik müzeler, Atina Agorası ve Roma Forumu gibi açık hava müzeleri şeklinde olabileceği gibi arkeolojik alanlarda bulunan eserlerin sergilendiği binalar şeklinde de bulunabilir. 

1891 yılında hizmete açılan İstanbul Arkeoloji Müzesi, çeşitli kültürlere ait binlerce eseri barındıran, dünyanın en büyük müzelerinden biridir.

16. Sanat Müzeleri

Sanat değeri taşıyan eserlerin, birkaç yüzyılın sanat birikimini ya da sanat akımını; tablolar, çizimler, heykeller şeklinde sergileyen ve gelişmelerini izleyen müzelerdir. Bu müzeler; seramik, maden, mobilya, sanatçı kitapları gibi koleksiyonlara sahip olabilir. 

1764 yılında kurulan St. Petersburg’daki Hermitage Müzesi, ilk özel sanat müzesi olması bakımından önemlidir. Bir diğer önemli örnek, başlangıçta saray olarak tasarlanan ve daha sonra Medici Ailesi tarafından toplanan resim ve heykellerin sergilendiği bir mekana dönüşen Floransa Uffizi Galerisi’dir.

17. Etnografya Müzeleri

Etnografya, insan toplulukları (kabileler) tarafından üretilen maddi kültürü inceleyen bilim dalıdır. Giyim kuşam, ev aletleri, takı, avcılık, inşaat malzemeleri, tarım aletleri, halk sanatları vb. etnografya alanında ele alınır. Sergileri ve canlandırmaları aracılığıyla halk kültürünü yansıtan, kuşaktan kuşağa bilgi aktarmada rol oynayan bu müzeler, kendi yöreleri dışında, yakın çevre kültürlerinin etnografik malzemelerini de toplayabilirler. 

 Türkiye’deki ilk etnografya müzesi, Atatürk’ün girişimleri ile 1930 yılında Ankara’da açılmıştır.

18. Doğa Tarihi ve Jeoloji Müzeleri

Doğa ve kültürü odaklı sergilerin yer aldığı doğa tarihi ve jeoloji müzeleri, halkı; doğa tarihi, mineraloji, dinozorlar, zooloji, oşinografi, antropoloji gibi konularda eğitmek amaçlı kurulmuşlardır. Aynı zamanda bu müzeler evrim, çevre sorunları ve biyoçeşitlilik gibi konularla da ilgilenmektedir. 

Dünya’da Londra Doğa Tarihi Müzesi ve Washington D.C. Doğa Tarihi Müzesi, Türkiye’de Maden Tetkik Arama Enstitüsü Doğa Tarihi Müzesi örnek olarak verilebilir.

19. Bilim ve Teknoloji Müzeleri

Ziyaretçilere bilimin temel ilkelerini tanıtmak, empati kurmak, deneysel gözlemi teşvik etmek, eğlendirmek, merak ve şevk uyandırmak, eğitimlerine katkı sağlamak amacıyla kurulan bilim ve teknoloji müzeleri dünyanın en önemli müzeleri arasındadır. Bilim müzelerinde; fizik, kimya, biyoloji, bilgisayar, havacılık, astronomi, okyanus gibi konularda sergiler yapılmaktadır.

Oxford Üniversitesi bünyesinde 1683 yılında kurulan Ashmolean Doğa Tarihi Müzesi, ilk bilim müzesi olarak kabul ediliyor. Dünyanın en büyük bilim ve teknoloji müzesi, 1906’da açılan Münih’teki Alman Müzesi’dir. 

Ülkemizde de 1993 yılında ziyarete açılan Ankara Feza Gürsey Bilim Merkezi ve 2006 yılında faaliyete geçen ODTÜ Bilim ve Teknoloji Müzesi, önemli örnekler arasında yer almaktadır.

20. Endüstri Müzeleri

Sanayi Devrimi’nin etkileriyle birlikte 19. yüzyıl ortalarında müzelerde, sanayi ve teknolojide yaşanan gelişmeleri sergilemek, halkı bilinçlendirmek amacıyla, müzelerde öğretici sergiler açılmaya başlanmıştır. Tarihi fabrikalar, atölyeler, santraller ve malzemeleri, endüstri müzeleri içinde değerlendirilmektedir. Örneğin İngiltere’deki Bradford Sanayi Müzesi, 1875 yılında iplik üretmek için kurulmuş bir imalathane iken, 1974 yılında müze haline getirilmiştir. Türkiye’de ise; ulaşım, endüstri ve iletişim tarihi konulu ilk sanayi müzesi, İstanbul’daki Rahmi M. Koç Müzesi’dir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*