Son dönemde, Türkiye’deki tüketicilerin promosyonlar için mağaza değiştirme oranı dikkat çekici bir şekilde artış gösterdi. Yüksek faiz oranları ve düşen enflasyon, alışveriş alışkanlıklarını köklü bir şekilde etkileyerek, bu oranı yüzde 21’den yüzde 42’ye yükseltti. Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, bu eğilimin giderek güçlendiğini belirtti.
Hükûmetin sıkı para politikası ve yüksek faiz oranları, yalnızca finansal piyasaları değil, aynı zamanda günlük alışveriş davranışlarını da dönüştürme etkisi yarattı. Pandemi döneminde yoğunlaşan toplu alışveriş yapma ve stoklama alışkanlıkları, günümüzde daha sık ve düşük tutarlı alışverişlerle yer değiştirdi. Orhonoğlu, “Tüketiciler yüksek faiz dönemlerinde farklı bir alışveriş modeli benimsiyor, düşük faiz dönemlerinde ise başka bir yaklaşım sergiliyor. Ancak rasyonellikten asla uzaklaşmıyorlar.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
E-ticaret alanında ise yapay zeka teknolojileri ön plana çıkıyor. Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, e-ticaret ve e-ihracatta yapay zekanın büyük bir değişim sağladığını ifade etti. Yapay zeka sayesinde dil engellerinin aşılabildiğini belirten İnan, günlük olarak 200’den fazla ürünün 35 farklı ülkeye gönderildiğini vurguladı. Trendyol, 40 milyon farklı ürünü üç ayrı lojistik modeliyle 35 ülkeye ulaştırıyor, bu da satıcıların haftada 50-60 saat çalışmasına neden oluyor.
Perakende sektöründe teknolojinin önemi de giderek artıyor. Migros Genel Müdürü Mustafa Murat Bartın, teknolojinin sadece verimlilik için değil, finansal sürdürülebilirlik için de kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Bartın, “Nakit akışı, EBITDA ve kârdan daha önemli hale gelmiştir.” diyerek, teknoloji yatırımlarının bu amaçla yapıldığını vurguladı. Örneğin, Migros, 1996’dan bu yana kullanılan elektronik etiket uygulaması ile son dört yılda yatırımlarını artırdı ve 800 mağazada geçiş yaparak 4 milyon TL’lik kağıt tasarrufu sağladı.
Ayrıca, Türkiye’nin hızlı bir şekilde yaşlanan bir toplum haline geldiği de dikkat çekiyor. Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik, son on yılda yalnız yaşayanların oranının yüzde 7 artış gösterdiğini ve 1,5 milyon kişinin yalnız yaşadığını ifade etti. Bu demografik değişim, tüketim alışkanlıklarını da dönüştürüyor. Gelecekteki tüketicilerin daha yaşlı, daha yalnız ve doğduğu ülkeden uzakta yaşayan bireyler olacağı öngörülüyor. Tüm bu değişimler, perakende sektöründe yeni bir rekabete yol açarak ürün çeşitliliğinden mağaza formatlarına, promosyon stratejilerinden müşteri sadakatine kadar birçok alanda yenilikleri zorunlu kılıyor. Tüketicinin artan promosyon hassasiyeti ve dijitalleşen alışveriş alışkanlıkları, markaları daha esnek ve veri odaklı bir yaklaşıma yönlendiriyor.