Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘ı ziyaret etti. Görüşmenin ardından yazılı bir açıklama yapan Arıkan, Demirtaş ile ülkenin karşı karşıya olduğu siyasi ve hukuki sorunları kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini ifade etti.
Arıkan, Türkiye’de kutuplaşma ve kamplaşma siyasetinin derinleşmemesi için diyalog kanallarının her koşulda açık tutulması gerektiğini vurgulayarak, adaletsizliklerin giderilmesini sağlayacak geniş kapsamlı bir toplumsal uzlaşının önemine dikkat çekti. Açıklamasında, adalet, erdem ve diyaloğun ortak payda olarak güçlendirilmesi gerektiğini belirten Arıkan, ülkenin gerilim ve çatışma dilinden uzaklaşarak çözüm odaklı bir siyaset anlayışına ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Demirtaş’ın Türkiye siyasetinde önemli bir aktör olduğunu ifade eden Arıkan, demokratik ve meşru siyaset zemini içinde toplumsal uzlaşı, dayanışma ve kardeşlik çabalarına katkı sunacağına inandığını dile getirdi.
Açıklamasında uzun tutukluluk sürelerine de değinen Arıkan, mahkemelerce kesinleşmiş bir hüküm bulunmaksızın yıllarca devam eden tutuklulukların hem adalet sistemine hem de siyaset kurumuna duyulan güveni zedelediğini savundu.
Mahmut Arıkan, Selahattin Demirtaş ile gerçekleştirdikleri görüşmenin insani ve siyasi bir temas niteliği taşıdığını belirterek, karşılıklı görüş alışverişlerinin ilerleyen süreçte de devam edeceğini ifade etti.
“TÜRKİYE ARTIK GERİLİM VE ÇATIŞMA DİLİNDEN YORULMUŞTUR”
Arıkan’ın yaptığı açıklama şöyle:
“Sayın Selahattin Demirtaş ile tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nde bir araya gelerek karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Kendisiyle, ülkemizin karşı karşıya kaldığı temel siyasi ve hukuki sorunları kapsamlı bir şekilde değerlendirme imkânı bulduk.
Ülkemizin içine sürüklenmek istendiği kutuplaşma ve kamplaşma iklimine karşı, diyalog zemininin her şart ve fırsatta canlı tutulması ve genişletilmesi gerektiği, adaletsizliklere son verecek geniş kapsamlı bir uzlaşı arayışının hayati değer taşıdığı konusunda ortak kanaatlere sahip olduğumuzu memnuniyetle müşahede ettik.
Bu ülkeyi ve yarınlarımızı düşünen siyasetçiler olarak; adaleti, erdemi ve diyaloğu merkeze alan ortak paydalarımızı hızla genişletmek zorundayız.
Türkiye artık günlük kısır çekişmelerden, gerilim ve çatışma dilinden yorulmuştur. Bugün, cesur, erdemli ve çözüm odaklı yaklaşımlara her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğu açıktır. Sayın Demirtaş, ülke siyasetimiz açısından önemli bir aktör ve politik şahsiyettir. Kendisinin demokratik ve meşru siyaset çerçevesinde; toplumsal uzlaşımıza, dayanışma ve kardeşlik çabalarımıza çok önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.
Bu vesileyle bir kez daha ifade etmek isterim ki; mahkemelerin kesinleşmiş bir hükmü olmadan yıllarca sürdürülen tutukluluklar, sadece adalete olan güveni zayıflatmakla kalmıyor, siyaset kurumuna olan güveni de zedeliyor.
Son olarak, Sayın Demirtaş ile gerçekleştirdiğimiz bu insani ve siyasi temasların, karşılıklı görüş alışverişlerimizin bundan sonraki süreçte de devam edeceğini belirtmek isterim.”

